Yeni çıkanlara göz attık. Bazılarını kıskandık.

Türkiye’de Hukuku Yeniden Düşünmek – Der: Haluk İnanıcı – İletişim Yayınları

efde73db-b524-4cef-afd9-935406ab1bd6

Haluk İnanıcı’nın alanındaki önde gelen, uzman isimlerin katkılarıyla hazırladığı bu derleme yazarların kendi alanlarındaki envanteri, demokratik hukuk devleti, hukukun genel ilkeleri perspektifinden değerlendirme niteliği taşıyor. Türkiye’de Hukuku Yeniden Düşünmek yargı kültüründen bilişim suçlarına, başkanlık sistemi tartışmalarından kadın cinayetlerine, İç Güvenlik Kanunu’ndan iş hukukuna, siyasal suçlardan çocuk hukukuna, çevre hukukundan basın özgürlüğüne ve daha başka konulara Türkiye’nin sürekli gündeminde yer alan, “kriz” çıkaran, tartışmalı hukuki konulara kapsamlı bir değerlendirme sunuyor.

 

Telesafir / Anılarla Türk Televizyonculuğu – Halit Kıvanç – NTV Yayınları

halit_kivanc_001_50771_5868851

Türkiye’de televizyon tarihinin en büyük sesi olan Halit Kıvanç yıllara meydan okuyan anılarını Telesafir’de topladı. Bu kitapta Türkiye’de gerçekleşen ilk televizyon yayınından ilk yarışma programına, canlı ilk tiyatro gösteriminden ilk hava durumu sunumuna kadar televizyon dünyasının “ilk”leriyle tanışacaksınız.

Gazeteci, yazar, sunucu, spiker… Ancak televizyonla geçen bir hayat, televizyon tarihine ışık tutabilir. Buradan yola çıkarak anılarını yazan Halit Kıvanç eski günleri yeni kuşaklara aktarmayı ve eski kuşaklara da televizyon tarihinin ortaya çıkışını şöyle bir anımsatmayı amaçlıyor.

Televizyonda gösterilen ilk yayının nasıl gerçekleştiğini okurken eskiye dönecek, başarılı yayıncılardan birtakım tüyolar alacaksınız. Telesafir’de, sırf televizyon izlemek için koşturarak misafirliğe gitmenin önemini, İTÜ-TV’nin televizyon yayınına yaptığı katkıları, haftada iki kere sadece birkaç saat gösterilen yayınların bugünlere kadar nasıl geliştiğini anlayacak, ayrıca Halit Kıvanç’ın sunduğu yarışma programlarından bazı komik kesitlerle güleceksiniz.

 

Küba’da Sürdürülebilir Kent Tarımı – Sinan Kunt – Yeni İnsan Yayınevi

küba

Sovyetlerin dağılmasının ardından, o güne kadar endüstriyel tarım yaparak, ürettiklerini bloğa satan ve karşılığında petrol ve yan ürünlerini alan Küba, alışılmadık bir meseleyle karşı karşıya kaldı; petrolsüzlük. Artık ne tarlalarını sürecek ne de ürünlerini şehirlere taşıyacak petrolü kalmamıştı. Küba’da Sürdürülebilir Kent Tarımı, gıda krizinin nasıl fırsata dönüştürüldüğünü anlatıyor. Petrolsüzlük öyle bir gelecek ki pek yakında fakirlerinden başlayarak sırasıyla bütün dünya ülkelerinin yüzleşeceği bir dönüşümü ifade edecek.

Küba’da Sürdürülebilir Kent Tarımı, sadece kent tarımı anlatmıyor. Devrim öncesi, devrim ve COMECON’un çöküşüne giden yıllar ve sonrası, yönetiminden kurumlarına hatta dış ilişkilerine kadar satır aralarında, çarpıcı örneklerle anlatılıyor. Castro kardeşlerden Che’ye, Küba Devrimi’nin efsanevi kahramanları, somut yapıp ettikleriyle örneklerde yer alıyor.

Öte yandan, kooperatif deneyimlerinin, sağlıklı bir işleyişle nasıl başarılı olabileceğini, verimliliğinin yollarını ve işçilerin yatay bir formülde örgütlendiğinde neler başarabilecekleri şaşırtıcı bir şekilde gösteriliyor.

Kitabın öğretici metinlerinden biri de, kent bahçeciliği ve eğitim sistemi arasında kurulan entegrasyonun faydaları.

Ölü Kızlar – Selva Almada – Verita Yayınevi

tumblr_nyf24uzZKZ1uuoa8xo1_500

Ölü Kızlar kitabında Arjantin’de 80’li yıllarda işlenmiş ve asla çözülememiş üç kadın cinayetinin izlerini süren Selva Almada, kadınların maruz kaldığı şiddetin yüksek sesle dile getirilip tartışılması gerektiğini düşünenlerden. Zira sessizliğin bedeli ağır: Yaşanan şiddet normalleşiyor; kadınlara yalnız oldukları ve şiddeti kabullenmeleri gerektiği telkin ediliyor. Fakat kadınlar deneyimlerini paylaşır ve yalnız olmadıklarını bilirse, bu şiddete kafa tutma şansları da artacak.

Yatağında uyurken bıçaklanarak öldürülen Andrea Danne: 19 yaşındaydı. Sevgilisiyle nehre yüzmeye gidip bir daha geri dönmeyen, cesedi de bulunamayan Sarita Mundín: 20 yaşındaydı. Temizlikçiliğe gittiği evden ayrıldıktan sonra tecavüze uğrayan, üzerindeki deri kemerle boğulup cesedi bir gölete atılan María Luisa Quevedo: 15 yaşındaydı.

Selva Almada, Arjantin’de 80’li yıllarda -“kadın cinayeti” teriminin bile henüz yaygınlaşmadığı zamanlarda- gerçekleşen ve failleri bulunamamış üç kadın cinayetinin izlerini sürüyor. Eşsiz bir gazetecilik örneği teşkil etmesinin yanı sıra, Ölü Kızlar aynı zamanda kadın cinayetlerinin politik niteliğini, kadınların gündelik hayatın akışı içerisinde sıklıkla tecrübe ettiği dehşet ve korku hissini, kadın bedeninin ve mahremiyetinin nasıl kolaylıkla kamuya ifşa edilebildiğini de oldukça sade ve vurucu bir dille aktarmayı başarıyor.

Kısa Metinler ve Saat Kulesi – Refik Algan – Pan Yayıncılık

ga

Refik Algan, edebiyatımızda zaman zaman tartışma konusu olan “kısa metin” ya da “kıpkısa öykü”yü 1978-80 arasında ilk deneyen yenilikçi bir yazar olarak dikkati çekmişti. Yirmi yılı geçen bir suskunluğun ardından ilk kitabı Saat Kulesi ile 2006 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazandı. Aynı kitap içinde birbirinden çok farklı ufukları bir arada göstermekten çekinmeyen  Algan, okur, yazar ve eleştirmenlerin önüne edebiyat kuramı açısından önemli ve ilginç bir yapıt sunuyor.