Ali Nesin’in önsözüyle:

“En kabullenmiş düşünceleri sorgulamak gerektiğini Sevan’dan öğrendiğimi söyleyebilirim. Daha önce de biliyordum tabii ama teorik bir bilgiydi! Gene de bir iki defa savunduğu bir sava güçlü bir argümanla karşı çıktığımı anımsıyorum. Cevabı sadece bir “hımmm” oldu ve tartışma orada noktalandı! İşte Sevan!

Gün 24 saat. Çok fazla! Kendimize bir başka eğlence bulduk: Türkçe erkek adları listesi! Bir iki hafta uğraştık. Unuttuğumuz ad kaldığını sanmıyorum! Oradan doğal olarak Arapçaya geçtik. KTB kalıbından kitap, kütüphane, kâtip, mektup, mektep vs. Kaf’la kef arasındaki fark. Ayın’ın incelikleri.Çok ilginç geldi bana. Arapça kelime üretme kalıplarını öğretti. Biraz Arapça bilgisi var, zamanında Latince de öğrenmiş. İngilizcesi ana dili gibi. Fransızcası ve Almancası da mükemmel denilecek seviyede. Ama Türkçe bilgisi dehşetengiz. Bir gün Sevan’a

-Bu kadar çok kelimeyi nereden öğrendin, nasıl biliyorsun? diye sordum.

-E biraz Türkçe biliyoruz herhalde! diye cevap verdi.

Gerçekten de biliyordu. Bilmediği konu yoktu ki…”