Çevreci Gazete “Ordu Değişim”de “Çevre Muhabiri” olarak köşe yazıları yazıyorsunuz. Sonrasında gazete kapandığı için devam edemiyorsunuz ama oldukça dikkat çekici yazılarınız var bu köşeden. Sadece Ordu’ya değil tüm Türkiye’ye seslenip önerilerde bulunuyorsunuz. Hangi konuları öne çıkardınız bu köşenizde?

Elimden geldiğince yazmaya çalışan biriyim. ÇED Raporları ile ilgili bir yazı yazmıştım mesela. “Çevresel Etki Değerlendirme ÇED” başlığıyla yayınlandı.  

 

“Çevreye zarar vermek isteyenlere verilen belge ÇED.

ÇED’in 4 ayağı vardır Sermaye, Profesyonel bir şirket, Çevre İl Müdürlüğü ve Kamuoyu yani köylü. Doğaya yatırım yapmak isteyen sermayenin ÇED Raporu alması gerekir. Onlar da bu işi profesyonel bir şirkete verirler. Şirket de yasaların gerektirdiği bütün prosedürü yerine getirmek için kolları sıvar. İlk iş o yörenin Çevre İl Müdürlüğü ile samimi olmaktır. Yasanın gerektirdiği bütün evrakları hazırlanır. Bu belgenin geçerli olması için kamuoyunu yani köylünün onay vermesi gerekir. Bunun için yerel gazeteye ilan verilir falanca köylüler sizin köyünüzü ırmağını katledeceğiz itirazınız varsa falan tarihte falan yerde komisyon kurulacak gelin itiraz edin denir. Köylü o gazeteyi bulup okuyacak komisyonun karşısına çıkacak evet ya da hayır diyecek, yok böyle bir şey. O tarihte komisyon toplanır genelde bu toplantılar şirketin şantiyesinde yapılır, köylü olarak da şantiyenin işçileri komisyona takdim edilir. Tabii ki evet çıkar ve gereken katliam belgesi hazırdır. Aslında komisyon toplantısına gazete ilanı ile çağrılan köylüler ilan yolu ile değil de noter kanalı ile davet edilmeli, çevre ve sivil toplum kuruluşları yöre insanını bilgilendirmeli. Ondan sonra da evet çıkıyorsa sorun yoktur. “

 

HES’lerle ilgili olarak çok yazı yazmışımdır. Birinde de Devlete seslenmiştim:

“Sayın Başbakanımız Biz HES’lere değil, yasalara aykırı projelere karşıyız. Mevcut yasalara göre havzadan havzaya nehirden nehre su taşımak mümkün değil. Hafriyat uygun şekilde yapılmıyor. Depolama alanlar can güvenliğini tehdit ediyor. HES’lerin yapıldığı yörelerdeki insanlar yasaları bilmiyor, şirketler tarafından yanlış yönlendiriliyorlar. Karadeniz hepimizin”

 

Yolları Bizim İçin Değil HES’ler İçin Yapıyorlar

Melet Irmağı’na yapılan HES için de yazdım:  “Tüm canlıların suya erişim hakkı vardır su özelleştirilemez.  Damarlarımızda kan ne ise doğada da su odur. Susuz kalırsak tarım arıcılık ve hayvancılık yapamayız. Topraklarımızı kamulaştırma adı altında özelleştiriyorlar, kamulaştırma yalanına inanmayın. Yolları bizim için değil HES’ler için yapıyorlar. 100-200 kişiye iş vaat ediyorlar ancak 2-3 kişiye iş veriyorlar. Özel şirketler suyumuza el koymaktadırlar, hem de 49 yıllığına. Topçam Barajı’nın maliyeti 270 Milyon TL ilimiz için planlanan 63 HES’in maliyeti 2.250 Milyar TL Topçam Barajı’nın yılda ürettiği enerji miktarı 150 MW 63 adet HES in yılda ürettiği toplam enerji miktarı 70 MW.